21 Mayıs 2008 Çarşamba

çetin bilgin'in eserleri Galeri Soyut 'ta






Açtığı kişisel resim ve gravür sergileriyle adını duyuran Çetin Bilgin�in geleneksel figür resmine karşı provokatif bir tutumla hazırladığı eserleri 22 Şubat tarihine kadar Ankara�da bulunan Galeri Soyut�ta sergileniyor.












16.02.2005

1955 yılında Siirt�te doğan ve 1978 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi�ne girerek resim dünyasına adım atan Çetin Bilgin eserlerini 22 Şubat tarihine kadar Ankara�lı sanatseverlerle buluşturuyor.

Gravür dalında aldığı ödüller ve açtığı kişisel sergilerle adını duyuran Çetin Bilgin figüratif deformasyonun temel ilkeleri doğrultusunda ele geçirdiği kaygıları, keşfettiği yeni estetik değerleri tutarlılıkla aynı potada harmanlarken referanslarının ip uçlarını da ele vermekten kaçınmıyor.

Baskı resimleri ile 45 gravür ustası arasında da yerini koruyan Çetin Bilgin�in resimleri akademik formasyonun zorunlu sonucu referanslarını sırtında taşısa bile eline geçirdiği kaleydeskopu ile süreç içerisinde ruhsal yapısının olgularına dayanarak sürprizlerini ve göze aldıklarını içeren yeni bir soluğu hiç kuşkusuz çağdaş Türk resmine taşımaktadır.

Sanatçı 2004 yılında Artist 2004 Tüyap�ta ve İstanbul KÜYAD Sanat Galerisi�nde yer aldığı sergilerden sonra bu kez son dönem yağlıboya ve akrilik çalışmalarıyla Ankara da izleyicileriyle buluşuyor. Sergiyi 22 Şubat tarihine kadar Pazar günleri hariç 11.00 � 19.00 saatleri arasında gezebilirsiniz.

Adres: Yıldızevler Mah. 4. Cad. Şehit Mustafa Doğan Sok. No: 82/A Yıldız-Çankaya
Tel: 0312 438 86 70

1 yorum:

Servis dedi ki...

Paylaşımlarınız çok yararlı, Drupal web tasarım firması olarak teşekkür ederiz.

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİNDE SERGİ''parçalanmalar''

PARÇALANMALAR.

HİLMİ SEÇKİN.

................................. İmge ; modern süreçlerde temsil ettiğinin rolünü üstlenirken iktidar olma şansını da elinde tutar. Zaman olgusunun kıskacında amaç bütüne yaklaşmaktır. İmgenin dolaşımını irdelemek bir yapıt hakkındaki ip uçlarını ele geçirmemize yarayacaktır.

Öncelikli olarak imge; kendi dışında bir şeyin suretidir ve kendi dışında bir şeyi imlediği anda başka bir şeyi de temsil eder.Kavranılma anında da kendi ile görüneni terk eder. İmge; kendinde temsilin vucut bulmasına ,tanımlanmasına izin vermez. Benzeşim üzerine kurulmuştur.Sanatçının algılama biçim değerleri; yarattıkları boşlukta ne öncesine ne de sonrası bir gerçekliğe şans tanır. Büyü ; o anki boşlukta salınan imgenin zamansız ve mekansızlık ilişkisinin kendini izleyenin bilinç dışında tanımlanmasında oluşur.

Çetin Bilgin’in resimleri şiirsel kurgu ve imgeler üzerine ucu açık tasarımlardır. Resimlerinin anahtar kavramlarından birini de ‘’parçalanma olgusu ‘’ oluşturur.

Paramparça ile start alan parçaların bir araya gelişleri bir bütün olma kaygısı yerine yeniden parçalanma heyecanı ile ihtiyaçları kadar örtüşürler.Yıkım ,kendilerini imha,her zaman parçaların bir birleriyle örtüşmesini amaçlar gibidir .Parçalar yeni bir form kaygısıyla var olabilirlik ihtimaline rağmen ‘’bütün’’ ilişkisini sadece sürpriz geçişlerin yaratılma sürecinde var ederler . Parçalanmalar yeni bir bütünü oluşturmaya veya yeni bir formu somutlaştırmaya çalışmazlar. Parça ve bütün ilişkisinde amaç ortadan kaldırılmıştır. Ucu açık ve her an geri çekilebilir bir ilişkiyi tanımlarlar. İç içe girmiş parçalar bir‘’söylemde’’ bütünler ve yeni bir parçalanmanın ip uçlarını da ele vermekten kaçınmazlar.

Resme başlarkan başından beri var olan parçalanmalar ortada başıboş dolaşan parçalardan bir bütün oldurma kaygısı taşımaz onlara içsel mantığıyla haraket yetisi sağlarlar.Parçalar birbirleri ile sarmalanırken ,birbirlerine boşlukta düşüşün ölüm dokunuşları hakkını tanırlar. Kendi algılama serüveninde ele geçirdiği parçalanmaların birbirlerine geçiş sürelerinde hayat hakkı tanır daha önce köprülerle bir aradalığı oluşturan birliktelikler de yeniden parçalanarak tekrar start aldıkları noktaya gelirler.Sonuç sonsuz önermeler.Bitmemişlik , bir yeniden yaratım olgusuyla gerçekleşir.Parçaların birleşme ve ayrışma serüveninde iktidar olma şansları yoktur.

Bu doğurganlık Çetin Bilgin’e sürekli bir üretim olanağı sunarken doyumsuzluğu da beraberinde getirir.Çetin Bilgin eline geçirdiği kendi kaleydeskopunun sonsuz önermeleri ile yarış içindedir………………………………………………………………………………………